Patlamadan-Korunma-ve-Patlayici-Ortamlarda-İs-Saglığı-Ve-Guvenligi

Patlamadan Korunma ve Patlayıcı Ortamlarda İş Sağlığı Ve Güvenliği

Ülkemizde ve dünyanın çeşitli yerlerinde, kömür madenleri, petrol, petrol ürünleri, doğal gaz, kimya vs. gibi birçok sanayi kollarında normal çalışma gereği, arıza veya bakım gibi patlayıcı ortamlar ile karşı karşıya kalınmaktadır. Bu türde ve bunun akabinde gerçekleşebilecek patlayıcı ortamların oluşmasını önlemek için gerekli tedbirler alınmaması durumunda her yıl birçok sanayi alanında patlamalar olmakta ve bunun akabinde ciddi yaralanmalar, ölümler ve çok ciddi maddi hasarlar meydana gelmektedir. Patlamadan Korunma ve Patlayıcı Ortamlarda İş Sağlığı Ve Güvenliği kapsamında alanın, ortamın tutuşmasını ve patlayıcı ortam oluşumunu engellemek gerekmektedir eğer bunlarda mümkün olmuyorsa patlamanın etkisini minimuma  indirecek tedbirlerin alınması, gerçekleşmesi mümkün olabilecek birçok kazanın önlenmesi anlamına gelecektir.

Patlamanın gerçekleşebileceği, oluşabileceği ortamlarda güvenlik önlemlerinin tamamen alınmış olması, kabul görmüş genel güvenlik önlemlerinin uygulanarak çalışılması,  güvenlik açısından zorunlu kılınmaktadır. Bu kuralların uygulanmasının yanı sıra, yanmayı ve patlamayı önlemenin vazgeçilmez temel iki koşulu vardır. Patlayıcı limitlerde gaz-hava karışımı ile patlama kaynağı büyüklüklerinin kontrol altında tutularak her ikisinin birden aynı zamanda meydana gelmelerine sürekli olarak engel olunmasıdır.

 

Patlamadan Korunma ve Patlayıcı Ortamlarda İş Sağlığı Ve Güvenliği | Patlayıcı Atmosfer 

Patlamanın oluşması için üç ana kriterin bir araya gelmesi gerekmektedir. Bunlar oksijen, ateşleme kaynağı ve yanabilir maddedir.

 

Oksijen

Havada normal şartlar altında %21 oranında oksijen vardır ve bu yanma için yeterli olan bir miktarı ifade eder. Bunun içeriği ile beraber oksijenin havada oranının artması maddenin yanma olasılığını artırır ve oksijen oranının havada %23 nün üzerinde olması durumu, oksijenle zenginleşmiş hava olarak kabul edilir ve bu durumlardaki zenginleşmeye oksijen hatlarında uygun olmayan izolasyon malzemesi kullanılması, kullanılan malzemelerdeki eksiklikler, hava yerine oksijen kullanılması ya da kaynak cihazlarındaki sızmalar sebep olabilir.

 

Alt Patlama Sınırı (Lower Explosion Limit) : Ortam havasında bulunduğunda, hacimsel olarak patlama yaratabilecek en az miktardır.

 Üst Patlama Sınırı (Upper Explosion Limit): Ortam hava konsantrasyonunda, hacimsel olarak patlama özelliğini devam ettirecek en üst sınırdır.

Patlamadan Korunma ve Patlayıcı Ortamlarda İş Sağlığı Ve Güvenliği | Patlama Riskinin Değerlendirilmesi

İşyerinde risk değerlendirmesi yaparken patlayıcı ortamdan kaynaklanan riskler

1-) İşyerinde bulunan tesis, kullanılan maddeler, prosesler ile bunların muhtemel karşılıklı etkileşimleri,

2-) Statik elektrik de dâhil tutuşturucu kaynakların bulunma, faal ve etkili hale gelme ihtimalleri,

3-) Patlayıcı ortam oluşma ihtimali ve bu ortamın kalıcılığı,

4-) Oluşabilecek patlamanın etkisinin büyüklüğü, dikkate alınıp değerlendirilmelidir.

Değerlendirme Kriterleri:

Değerlendirme Kriterleri ve Patlama riski değerlendirilirken aşağıda sayılan kriterler de dikkate alınmalıdır:

Patlayıcı karışımın havadaki dağılma oranı, patlayıcı ortama yol açacak maddeler, Ortamda tutuşabilir maddelerin durumu ve izanı, patlayıcı atmosferin oluşması ve bu durumun meydana gelebileceği yerler, tehlikeli patlayıcı atmosferin oluşma ihtimali, tehlikeli patlayıcı ortamın oluşumunun güvenli bir şekilde önlenip önlenemeyeceği, tehlikeli patlayıcı ortamın ateşlenmesinin güvenli bir şekilde önlenip önlenemeyeceği ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Ayrıca patlama riskinin değerlendirilmesi yapılırken, Patlamadan Korunma Dokümanının hazırlanması bu değerlendirmenin yapılmasını kolaylaştıracaktır. Bu durum sonucunda ‘Risk Değerlendirilmesi’ yapılmalı, alınacak tedbirlerin ve önlemlerin uygulamaya geçilmesine başlanmalıdır.

 

Patlamadan Korunma ve Patlayıcı Ortamlarda İş Sağlığı Ve Güvenliği | Tehlikeli patlayıcı ortamın önlenmesi

Bütün kurum ve kuruluşlarda, işyerlerinde vb. tehlikeli patlayıcı ortam oluşmasını önlemeye her zaman öncelik verilmelidir ve bu duruma birincil önlem denilmektedir. Bu gibi durumlarda patlayıcı ortamlarla ilgili olarak yapılması gereken ilk ve en önemli şey birincil önlemlerin, tedbirlerin en iyi şekilde alınması ve bu kararların uygulanması olacaktır.

 

Tutuşabilir maddeler yerine mümkünse başka madde kullanımı

Genel olarak ve çoğunlukla, tutuşabilecek olan maddelerin kullanımından kaçınarak veya onlarım kullanımı azaltarak tehlikeli patlayıcı ortam oluşması engellenebilir. Tutuşabilir çözücülerin ve temizleme malzemelerinin yerine sulu çözeltiler kullanımı buna bir örnek olacaktır. Tozlarda, patlayıcı özellik içeren maddelerin parça boyutunu büyütmek bazen mümkündür ve parçacık boyutunun azaltılamadığı süreçlerde tedbir alınmak zorundadır bu gibi durumlarda tozun yığın oluşturmaması için tozların ıslatılması veya yapıştırıcı ürünlerin kullanımı bazı işlemlerde mümkün olmaktadır.

 

Yoğunlukların sınırlandırılması

Tozlar ve gazlar havada yalnızca belli yoğunluklarda patlayıcıdırlar. Bunun için belli işletme ve çevre şartları altında, bu patlama limitleri dışında bunları muhafaza etmek mümkündür. Eğer bu şartlar güvenilir bir biçimde tasarlanmışsa, orada patlama tehlikesi olmaz ve kapalı kaplarda ve işletmede, çoğunlukla tutuşabilir sıvıların gazları ve buharlarının yoğunlukları kolaylıkla patlama limitlerinin dışında tutulabilir.

İnert madde kullanımı: (işletmede ortam oksijeniyle kimyasal olarak reaksiyona girmeyen maddeler)

İşletme alanlarında tehlikeli patlayıcı ortamın meydana gelmesi, yakıtın azaltılarak veya işletmede ortamdaki oksijen miktarıyla, kimyasal olarak reaksiyona girmeyen maddeler (inert madde) kullanılarak da engellenebilir. Bu durum inerting olarak bilinir. Bu önlemin yaratımı için, patlama meydana gelmeden en yüksek oksijen yoğunluğunu bilmek gerekir. Bu deneysel ölçümler kapsamında tespit edilir ve maksimum kabul edilebilir oksijen yoğunluğu, sınırlanmış oksijen konsantrasyonundan emniyet sınır yoğunluğu çıkarılmasıyla bulunur yani yakıt inert bir maddeyle seyreltilirse, maksimum izin verilebilir yakıt konsantrasyonu aynı biçimde belirlenmek zorundadır. Bu durumla ilgili olarak eğer ortamdaki oksijen konsantrasyonu çok çabuk değişiyorsa veya işletmenin farklı bölümlerinde çok farklı olabiliyorsa bunun için çok büyük güvenlik margini gerekebilir ve bununla beraber İşletim hataları ve ekipman aksaklıkları da ele alınarak incelenmelidir.

Firmamız bütün bu Prosedürleri titiz bir biçimde uygulamakla beraber , kalite standartlarından ödün vermeden, sağlıklı ve güvenli işletme ahlakını ilke edinmiştir.