isyeri-ortam-olcumu

İşyeri Ortam Ölçümü

Çalışanların sağlık gözetiminin ayrılmaz bir parçası işyeri ortam ölçümü dür.. Gününün en az 1/3 hatta daha fazlası işyerinde geçen bir kişinin çalışma ortamı işyeri hekimince iyi irdelenmelidir. İşyeri Ortam Ölçümü raporları, o kişinin sağlık durumu ya da hastalıkları ile ilgili değerlendirme oldukça yetersiz ve eksik kalacaktır.

Ülkemizde İSG konusundaki temel yasa olan 4857 sayılı İş Kanunu, Avrupa Birliği 89/391 sayılı ülkemizce kabul edilmiş. 155 ve 161 sayılı ILO sözleşmesi çerçevesinde hazırlanmıştır.

4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesinde: ‘Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma koşulları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.’

İŞYERİ ORTAM ÖLÇÜMÜ YÖNETMELİK

77. madde de belirtildiği gibi ‘İş yeri sahipleri, İş Sağlığı ve Güvenliğinin sağlanması ve gerekli önlemleri almak araç gereçleri noksansız bulundurmak zorundadır, çalışan personel ise İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan İş Sağlığı ve Güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek. İşçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli İSG eğitimini vermek mecburiyetindedir’ hükümleri yer almaktadır. Bu yasanın 78. maddesine dayanılarak çıkarılmış olan yönetmeliklerde işveren, işyerinde Risk Değerlendirmesi yapılmasından sorumlu tutulmuştur.

işyeri ortam ölçümü
işyeri ortam ölçümü

İş Sağlığı ve Güvenliği, insan sağlığını ilgilendiren ve sosyal boyutları ağır basan bir alandır. Bu durumda ülkemize bakıldığında, Risk Değerlendirmesi karmaşık formüllere dönüşmekte ve uygulanması güç bir hale gelmektedir. İşle ilgili tehlikeleri sadece sayısal formülerle ifade edilerek alınacak önlemlerin önceliğini bu sonuçlar ışığında karara bağlamak yanılgıya düşürebilir. As olan, her işyerinin farklı tehlikeler içereceğini göz önünde bulundurulur. Şiddet ve olasılığı fark etmeksizin mevcut tüm risk yaratan durumlara karşı makul bilimsel önlemleri almaktır. Hatta mümkünse risk analiz metotlarından birkaçının uygulanarak birlikte değerlendirilmesi gerekir. Risk Değerlendirmesi, teknik bir iş olduğundan ülkemizde halen yeterli bilimsel alt yapı bulunmamaktadır. Genellikle uygulamanın altyapısı İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanının tecrübesi ve bilgisi çerçevesinde gelişmektedir. Maalesef bu durumun sonucunda meslek ticari amaçla suiistimal edilmektedir.

İşyeri hekimi, iş yeri uzmanı başta olmak üzere işyeri içerisindeki riskleri ve tehlikeleri bilimsel yöntemler tespit edilmeli. Işığında (İşyeri Ortam Ölçümü, iş hijyeni ölçümleri, periyodik kontroller, elektrik topraklama ölçümleri) saptamalı. Risk analizinin ve Risk Değerlendirmesi yapılmasını sağlamakla da kalmamalı çalışmalara katılmalı, tehlikelerin kaynağında yok edilmesine yönelik önlemlere öncelik vermelidir. Ortadan kaldırılması ve risklerin kontrol altına alınması için çalışan temsilcilerinin görüşlerini de alarak gerekli çalışmaları planlamalıdır.

İŞYERİ ORTAM ÖLÇÜMLERİ YENİLEME SÜRESİ VE GEÇERLİLİK SÜRESİ

Risk değerlendirmesinden önce iş yerinde fiziksel risk etmenlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bundan dolayı İşyeri Ortam Ölçümü hakkında iş güvenliği uzmanlarına önerilecek bazı hususlar olacaktır. İşyerlerinde kapasite artışı, işyeri taşınması veya yer değişikliği, risk değerlendirmesi yapılması noktasında ölçümlerin tekrarlanması beklenir. İşyeri çalışma ortamındaki koşullar ve risklerde değişeceğinden ölçüm sonuçlarının da revize edilerek güncellenmesi gerekecektir. Risk değerlendirmesine paralel olarak tehlike sınıfları sırasıyla en geç 2 yıl, 4 yıl ve 6 yıllık süre içerisinde yenilenir. Ölçüm, analiz ve kontrollerinde gerekli tedbirleri, önlemleri alınarak ve yenilenmesi de buna paralel yapılması tavsiye edilmektedir.