formalin

Formalin, Formaldehid ve Kimyasal Riskler

Formaldehit (formalin) nedir?

Gündelik uygulamalarımızda yoğun şekilde kullandığımız ve söz edilmesi gerekli olan en önemli kimyasal maddeler arasında formaldehit ve ksilen yer almaktadır. Kimyasal maddelere maruziyeti belirlemede, kimyasal maddeye maruz kalınan süreyi ve kimyasal maddenin düzeyini birlikte ele alan bazı terimler kullanılmaktadır.

En sık kullanılan terimler arasında STEL (Short term exposure limit), CL (Ceiling limit), TWA (Time weighted average exposure value) ve TLV (Treshold limit value) sayılabilir. Bunları sırasıyla tanımlayacak olursak;

  • STEL: Kısa süre (15-30 dakikayı geçmeyen) içerisinde izin verilebilecek maksimum maruziyet düzeyini ifade eder.
  • CL: Anlık (instantenous) izin verilebilecek maksimum maruziyet düzeyini ifade eder.
  • TWA: Sekiz saatlik çalışma süresinde çalışanın maruz kaldığı ortalama düzeydir.
  • TLV: Sekiz saatlik çalışma süresinde çalışanın maruz kaldığı en yüksek değerdir.

Bazı kimyasal maddelerin STEL veya CL değerleri net olarak belirlenmemiştir. Böyle bir durumda, ilgili kimyasal maddenin TWA değerinin üç katı STEL düzeyini, TWA değerinin beş katı ise CL düzeyini tanımlamaktadır.

Kimyasal maddelerin toksik etkilerini vücudumuzdaki düzeyleri belirlemektedir. Bu nedenle önem taşıyan (yüksek riskli) bazı maddeler için biyolojik maruziyet ölçümlerinin yapıldığı bilinmektedir. Bunlar arasında metanol, fenol biyolojik maruziyet ölçümleri sayılabilir.

Kimyasal maddelerin akut ve/veya kronik toksik etkileri yanısıra mutajenik, teratojenik ve karsinojenik etkileri de vardır. lARC’ın (The International Agency for Researchon Cancer) çalışma grubu kimyasal maddeleri, karsinojenik etkileri açısından, deneysel ve epidemiyolojik çalışmaların sonuçlarına dayanarak dört gruba ayırmaktadır.

Formalin

1997 yılına dek İARC tarafından bulunan formaldehit, laboratuvar, sanayi, kozmetik, giyim, kimya ve gıda sektöründe artan kullanımı ve yapılan çalışmalar ile dokümantasyonların sonucunda 07.09.2004 tarihinde İARC çalışma grubu tarafından Grup 1 kategorisine alınması ile dikkati üstüne çekmiştir. Dünyada yıllık formaldehid üretiminin 21 milyon ton düzeyine ulaştığı da göz önüne alınırsa, karşı karşıya kalınan global tehlikenin de boyutları anlaşılabilir.

formalin

Formalinin yapısını, %37 formaldehid, metanol ve su oluşturmaktadır. Formalin toksisitesinden bahsederken içerisinde büyük ölçüde bulunan formaldehid (HCHO) ve az miktarda metanolden (CH3OH) söz edilmelidir. Formalin buharının havadaki konsantrasyonu, ppm (part per million) ile ifade edilmektedir. Örneğin 1 ppm formalin buharından söz edilecek olursa, bu değer 1 metreküp havada bulunan 1,248 mg formalini göstermektedir. Formalin vücuda girişinden itibaren 1,5 dakika içerisinde formik aside dönüştürülür. Oluşan formik asit ise idrar ile atılır veya su ve karbondioksite parçalanarak hızla vücuttan uzaklaştırılır.

OSHA (The Occupational Safety & Health Administration) tarafından belirlenmiş ve kabul edilen formalin buharı güvenlik düzeyleri TWA: 1 ppm, STEL: 2 ppm, TLV: 0,50-0,75 ppm dir.

İARC kaynaklarında tekstil, mobilya ve kürk sanayiinde en yüksek ve uzun süreli formalin maruziyet dozunun 2-5 ppm olduğu görülmektedir. Kağıt işçilerinde ve patologlarda ise STEL düzeyleri 3 ppm ve üzerinde ölçülmüştür. membran irritasyonu, kontakt dermatit, mutajenikkarsinojenik etki ile başlıca uyku, davranış, hafıza ve bilinç bozukluklarını içeren nöropsisik değişiklikler olarak belirtilebilir.

FORMALİN DÜZEYLERİ VE TOKSİK ETKİLERİ

  • 0,05-1,0 ppm: Kötü koku.
  • 0,05-2,0 ppm: Göz irritasyonu, nöropsişik etki.
  • 0,1 -2,5 ppm: Burun ve boğaz irritasyonu
  • 5-20 ppm: Göz yaşarması, dispne, burun-göz-farenkste yanma ve öksürük
  • > 20 ppm: Pnömoni, pulmoner ödem
  • <100 ppm: Ölüm